Hepatit Nedir?
Hepatit; epidemik sarılık diye de bilinen, karaciğerin viral enfeksiyonudur. Bugüne kadar tesbit edilmiş 7 hepatotrop virus bulunmuştur.
Bunlar: A, B, C, D, E, F, G. Her virüsün klinik tabloları ve biyoşimik labaratuvar tetkikleri aşağı yukarı aynı olmakla birlikte, klinik gidiş, sürvi, bulaşma yolları ve bakteriyolojik tetkikleri her virüsün kendine özgüdür.
Hepatit A
- Diyaliz hastalarında Hepatit A insidensi, normal populasyondan daha fazla değildir.
- Diyaliz hastalarında da olağan seyrini izler ve kronikleşmez.
Hepatit B
- Hemodiyaliz hastalarında normal populasyona göre daha fazla oranda görülür.
- Genellikle belirti vermeden gripal enfeksiyon gibi geçer. Tek şikayet halsizliktir. Açıklanamayan karaciğer enzimleri yüksekliği araştırılırken ortaya çıkar.
- Eritropoetin hormonu (Eprex, NeoRecormon) kullanımı ile kan naklinin azalması, aşılama nedenleri ile eskiden hemodiyalizdeki sıklığı %10’dan %1’e inmiştir.
- Olguların %50’si kronikleşmeye meyillidir.
- Hemodiyaliz hastaları rutin olarak 2-3 ayda bir taranmalıdır.
- Hepatit B virüsü tüm dünyada akut ve kronik hepatitler, siroz ve karaciğer kanserinin en önemli nedenidir.
- Virüs başlıca kan yoluyla ve infekte serum, semen ve tükrük gibi vücut sıvılarıyla temas sonucunda bulaşır.
- Hemodiyaliz hastalarının yüksek risk altında olmalarının en önemli nedeni yeterli temizlik yapılmayan hemodiyaliz makineleridir. Hepatit B virüsünün çevresel yüzeylerde yedi günden uzun süre canlı kalabilmesi bu şekilde dolaylı bulaşmayı kolaylaştırmaktadır.
- HBV infeksiyonunda kuluçka süresi 45-160 gün arasında değişmektedir.
- Akut hepatit çoğunlukla sarılıkla birlikte olmakla beraber, sarılık olmaksızın da sıklıkla bulunabildiği ve bu hastalarda kronik enfeksiyon gelişmesi riskinin arttığı unutulmamalıdır.
- Akut hepatitte görülen başlıca biyokimyasal değişiklikler, karaciğer enzmleri (SGOT, SGPT) ve sarılık olan olgularda kan bilirubin düzeylerinde artıştır.
- Özellikle SGOT 1000-1500 IU/L düzeyine yükselir.
- Labaratuvar tanısında en önemli göstergeler HBs antijeni ve IgM yapısında anti-HBc varlığıdır.
Laboratuvar
- HBsAg Enfeksiyon varlığını gösterir. 6 aydan uzun süren pozitifliği kronikleşmeyi gösterir.
- AntiHBs Vücudun antikor cevabını gösterir.
- AntiHBc IgM Aktif enfeksiyonu gösterir.
- AntiHBc IgG Geçirilmiş enfeksiyonu gösterir.
- HBeAg Bulaştırıcılığı gösterir
- HBV DNA Virüsün vücutta varlığını gösterir.
- 6 aydan uzun süreyle HBsAg pozitifliği ile birlikte karaciğer enzimlerinin de normalden yüksek bulunması kronik hepatite işaret eder.
- Kesin tanı karaciğer biyopsisi ile konur.
- Kronik aktif B hepatiti hemen daima siroz ile sonuçlandığından, infeksiyonun ve karaciğerdeki iltihabın kontrol altına alınması şarttır.
- Bu amaçla kullanılan en yaygın ve etkili tedavi yöntemi interferon tedavisidir.
Hepatit C
- Hepatit C Virüsü (HCV) hemodiyaliz hastalarında kronik karaciğer hastalığının en sık nedenidir.
- Olguların %60-70’inde kronikleşir.
- Hemodiyaliz hastalarında tedavi süresi uzadıkça anti HCV pozitif hasta sayısı artmaktadır.
- Hepatit C virüsü bir RNA virüsüdür.
- Başlıca bulaşma yolları kan nakli, kan ürünleri ile bulaşmış iğne batması, organ transplantasyonu, anneden fetüse doğum esnasında ve cinsel ilişkidir.
- HCV’nün tüm bulaşma yolları henüz kesin olarak bilinmemektedir.
- HCV enfeksiyonu değişik klinik özellikler gösterebilir.
- Akut HCV enfeksiyonunda genellikle sarılık yoktur ve hastalar farkında olmadan akut enfeksiyonu geçirirler.
- HCV enfeksiyonu en fazla kronikleşen viral hepatit nedenidir.
- Tanıda Anti HCV testi ve HCV RNA testi yapılır.
- Tedavide interferon uygulanmaktadır.
AIDS
- HIV virüsü ile infekte kişilerde belirti ve bulgular belirtisiz taşıyıcıdan multisistemik bir hastalığa kadar geniş bir spektrum gösterir.
- İlerlemiş AIDS’de halsizlik, zayıflama, hayatı tehdit eden infeksiyonlar ve tipik olmayan kanserler izlenir.
- HIV ile infekte olan hastalarda böbrek hastalığı insidansı % 2-10 arasında bildirilmiştir.
- Bu hastaların bir kısmında son dönem böbrek yetmezliği veya akut böbrek yetmezliği görülmekte ve hastalara diyaliz tedavisi uygulanmaktadır.
- KBY’li hastalara kan transfüzyonu, renal transplantasyon, iğne batması veya cinsel temas ile de HIV enfeksiyonu bulaşabilir.
- Diyaliz ünitelerinde, HIV enfeksiyonu olan hastalarda, genel dezenfeksiyon kuralları yeterlidir.
- İshal, solunum problemleri olan şiddetli AIDS hastalarında diyaliz esnasında toplum kaynaklı enfeksiyonların bulaşmasını önlemek için izolasyon yapılmalıdır.
- Hemodiyaliz personeli mutlaka eldiven giymeli, tüm keskin maddeler ve iğneler diyalizden sonra uygun şekilde imha edilmelidir.
- Hemodiyaliz makinasının ayrılması gerekmez. Diyalizden sonra makinanın dışı hipoklorit, içi formaldehit ile temizlenmelidir. Ülkemiz koşullarında sosyal ve ruhsal gerekçelerle HIV pozitif hastaların makinaları ayrılabilir.
- Diyaliz tedavisine ilk kez alınacak hastalarda, tedaviye başlamadan önce HIV taranması ve 6 ayda bir HIV tetkikleri yapılmalıdır.
- Hastalar ve sağlık personeli için AIDS konusunda bir eğitim programı uygulanmalıdır.
- HIV enfeksiyonunun infektivitesinin düşük olduğu ve kolaylıkla dezenfekte edilebileceği unutulmamalıdır.
- 56 C ısıda 8 dakika, 60 C ısıda 6 dakika, %70’lik ethanol, isopropanol veya chlorine ile 15-20 sn. de etkisiz hale gelir.
Hemodiyaliz Personeli ve Hastaları İçin Hepatit Önlemleri
- Hastaların ve infeksiyona duyarlı personelin (yani antikor pozitif olmayanın) her 3-6 ayda bir HbsAg, AntiHbs yönünden takibi.
- AntiHbs pozitif olan hastaların her yıl takibi.
- HbsAg pozitif hastaların izolasyonu.
- Bu hastalarla ilgilenen personelin koruyucu kıyafet kullanması (eldiven, gözlük, elbise gibi).
- Bütün kontamine materyalin otoklava konması veya yakılması
- Yüzeylerdeki kan lekelerinin % 0,5-1,0 sodyum hipoklorit solüsyonu ile temizlenmesi
- Kan almada kullanılan iğnelerin uygun bir kaba koyarak yok edilmesi
- Dezenfeksiyon ve kan transfüzyonunun kısıtlanması etkili kontrol önlemleridir.
- Koruyucu önlük ve tek kullanımlık eldivenler, rutin olarak diyaliz ünitesinde kullanılmalıdır. Önlükler diyaliz ünitesi dışında kullanılmamalıdır.
- Standart hasta bakımında eldiven kullanılmalı ve hastaya temas sonrası eller yıkanmalıdır., mümkünse el değmeden kullanılabilecek sabunluklar kullanılmalıdır.
- Diyaliz hastaları ve personel düzenli olarak HBV’ne karşı aşılanmalıdır.
- Tüm kontamine materyal otoklavlanmalı veya yakılmalıdır.
- Kan ile temas eden tüm yüzeyler % 0,5-1,0 sodyum hipoklorit ile temizlenmelidir.
- Tek kullanımlık olmayan diyaliz materyalinin temizlik ve sterilizasyonuna azami dikkat gösterilmelidir.
- Makinaların dezenfeksiyonu usulüne uygun ve tam olarak yapılmalıdır.